11 Mayıs 2012 Cuma

Domates.

Güzel olan her şeye kaç ışık yılı uzaktasınız farkında mısınız?
Size ters düşen her sokağı,her caddeyi ve her bireyi '' kötü '' ad ederken, hiçbir güzelliğin içinde boğulamayışınız neden yerinizde saydığınızın en ihtişamlı göstergesi değil midir?
'' Aşk , sevgi , tutku .. '' bütün bunları bir uçurtmaya bağlamayı denediniz mi,iplerin elinizden kayması pahasına?
Siz hiç uçurtma uçurdunuz mu ki ? Uçurtma sizin için çocukluk eğlencesi bile olmadı belki ..


Aşk sandığınız o şeyi ; beraber yemek yemek,kahve içmek,gezmek,dolaşmak ve eğlenmekten ileri ne zaman götürmeyi denediniz sanki ? 
Hayır kendime de soruyorum , '' en son ne zaman tabularını yıktın birine karşı? '' diye.


Pencerenizden her baktığınızda gördüğünüz bir dağa yürüyüş yaptınız mı beraber?
Akşama doğru dağın tepelerine varıp, evde yaptığınız güzel çikolatalı kekleri yemeyi denediniz mi peki?
Onlarca farklı bitki içinde, bir beyaz papatyayı seçip '' seviyor-sevmiyor '' sorgusu yapmak yerine kulağınızın arkasına koyarak, çürüyene dek saklamayı ya da..


Süslü ve renkli çiçekler değil, bir kez olsun domates ektiniz mi biriyle ? 
O domatesi sularken aynı zamanda her damlanın aşkınıza kat kat getirisi olduğunu fark ederek.


Hiç olmadık bir şeye patlayana dek güldünüz mü ?
Hatta sonra bunu düşününce iki kat güldünüz mü ?
Bir yerde sabahtan akşama kadar oturup, gelen geçen insanların dudaklarına kelimeler yazdınız mı ? 
Kim boşanmış,kim sevgili,kim mutlu,kim huzursuz gibi tahminlerde bulunacak kadar içinizi açtınız mı hiç?
İç açmak,sır vermek değildir.
İç açmak ''BEN'' olmaktır.
İç açmak ''SEN'' olmaktır..


Öyle korkuyoruz ki benliğimizden çalınacak, az buçuk kırılacak diye.
Kendimizi ördüğümüz duvarların ardında yalnız bırakmışız ve bunun ömür boyu olduğunu iddia ediyoruz.
Belki haklıyız, kırılacak halimiz kalmadı..
Belki de tamamen haksızız..

Artık sadece kaybolmak istiyorum. İğrenç labirentlerinizde değil, hiç kimseyi tanımadığım gri ve yağmurlu bir şehirde. Dilini hiç bilmediğim..
İstediğim tüm çiçekleri yetiştirerek,maskelerimi yakarak,gerçekten gülümseyerek.
Sahte dudak kıvrımı gülümsemesi değil bahsettiğim, yüzümde 4537434 tane kas çalıştıracak,göz kenarlarımı kırıştıracak kadar güçlü bir gülümseme.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder